KONSANTRASYON (ODAKLANMA) NEDİR?
Konsantrasyon, bütün dikkatin bir noktaya toplanması ve algının en yüksek performansına ulaşmasıdır.
Konsantrasyon, kısaca dikkat kontrolü olarak adlandırılabilir. Bireyin yapması gereken bir işe ya da duruma odaklanması anlamına gelmektedir.
Konsantrasyon süresi, kişiden kişiye değişiklik gösteren bir durum olduğu gibi; aynı kişide konuya ve yapılan işe göre de değişiklik gösterebilir. Genellikle Kişinin sevdiği, merak duyduğu, önemsediği ve o konuda kendisini yeterli hissettiği işlere karşı konsantrasyonu daha yüksektir.
Birey, bir işi yaparken başka konularla ilgilenmeye, başka bir işle ilgili kurgular yapmaya, ya da başka işlere geçiş yapmaya başladıysa burada kişinin dikkatinden bahsetmek mümkün olmaz. Başlanılan bir işi ya da konuşulan konuyu sonlanana kadar dağılmadan devam ettirmeye konsantrasyon diyoruz. Konsantrasyon nedir sorusuna; bireyin neye odaklanması gerektiğini ayırt etme yeteneği olarak da cevap verebiliriz.
KONSANTRASYON EKSİKLİĞİ NASIL ANLAŞILIR? BELİRTİLERİ NELERDİR?
Konsantrasyon eksikliği olan kişiler, bir kişiyi dinlemekte ve onunla sohbet etmekte zorluk çeker. Çünkü karşısındaki kişi ona bir şey anlatırken, o anlattığı konuya dikkatini veremez. Etraftan geçen arabalar, ortamda bulunan diğer kişiler, sınıf ortamında ya iş ortamında ki farklı sesler dahi kişinin dikkatini farklı yöne çeker. Konsantrasyon güçlüğü yaşayan bir kişi size yanıt verirken bahsettiğiniz konunun dışında olan bir konuyu da anlatmaya başlayabilirler.
Konsantrasyon problemi yaşayan kişilerde gözlemlenen bazı belirtiler şu şekilde sıralanabilir:
- Yakın zamanda yapılan işlerin, konuşulan konuların ya da yeni öğrenilen bilgilerin unutulması,
- Konsantrasyon güçlüğüne bağlı olarak en önemli işten, en sıradan (süt yerine, ayran almak gibi) sayılabilecek şeylerle ilgili hatalar yapılmaya başlanır.
- Kişi eşyalarını nereye koyduğunu unutur ya da sürekli olarak eşyalarını kaybeder.
- Bazen kişi zaman algısını kaybedebilir (zaman kavramı ya da hangi günde olduğunu unutma vb.)
- Sürekli olarak stres ve kaygı hali gözlemlenir.
- Zor işleri yapmaktan çekinir.
- Kendi iç dünyasına daha fazla zaman ayırmaya başlar. Bedenen yanınızdadır ama ruhen yanınızda değildir.
- Kişi sürekli mutsuz, olumsuz ve umutsuzluğa kapılmaya yatkındır.
- Uyku düzeninde bozukluklar başlar. Anlamsız saatlerde uyuyup, anlamsız saatlerde uyanır.
- Sürekli olarak hareketli bir yapıya sahip olunur.
- Düşüncelerini toplayamaz ve kararsız kalır. O yüzden başladığı işleri ya yarım bırakır ya da başlamakla ilgili çok ciddi sıkıntı yaşar. İç motivasyonu zayıftır.
KONSANTRASYON KAYBI NEDEN OLUR?
Konsantrasyon kaybı özellikle sosyal medyanın gelişmesi ile günümüzde daha yaygın bir hale gelmeye başladı. Herhangi bir iş yaparken telefona gelen bildirimler, kişilerin dikkatini direkt olarak dağıtıcı bir etkendir. Bu durumun sık sık yaşanması kişinin gündelik hayatında sorunlar yaşanmasına sebebiyet verir. Özellikle iş hayatında bu durum daha tehlikelidir.
Kişinin konsantrasyon bozukluğu, işlerini hatalı yapmasına ya da geç bitirmesine sebep olur. Konsantrasyon kaybının sebebi çoğu zaman sosyal medyaya bağlı olarak ortaya çıksa da tabi ki farklı etkenler de bu soruna yol açabilir.
Aşırı kaygılı ve strese maruz kalan kişilerde de bu sorun ortaya çıkar. Strese ve kaygıya bağlı olarak kişide sürekli bir tedirginlik hissi oluşur. Sürekli olumsuz bir durumun gerçekleşeceğini düşünür. Oluşan bu tedirginliğe ve olumsuz düşünceye odaklanıldığı için farklı bir alana konsantre olmak da kişi için zorlaşır.
Çocukluk döneminde ortaya çıkan konsantrasyon kaybı, çocuğun çevresel bazı faktörlerden etkilenmesinden de kayaklı olabilir. Bu durum öğrenim hayatında da zorluk yaşanmasına yol açar. Psikolojik problemlerden bazıları da beraberinde konsantrasyon kaybını getirir. Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkabilecek olan depresyon ve anksiyete bozukluğu, kişinin odaklanmasını zorlaştırır. Bunların dışında ise farklı sebepler bulunabilir. Bu sebeplerin anlaşılabilmesi için kişinin psikolojik olarak danışmanlık alması gerekli olabilir.
KONSANTRASYON KAYBINDAN NASIL KURTULABİLİRİZ?
Konsantrasyon kaybı yaşayan kişilerin ilk olarak kendilerini iyi tanımaları, kim olduklarını ve olmak istedikleri kişinin nasıl biri olduğunu bilmeleri gerekir. Bunları keşfettikten sonra kendilerine karşı bir farkındalıkları oluşmuş olacaktır. Bazen kişiler konsantrasyonlarını kaybettiğini fark ederek tekrar odaklanmaya çalışır. Bu durumu fark ederek tekrar tekrar odaklanmaya çalışmak, bir süre sonra konsantrasyon kaybının önüne geçmeyi destekler.
Bazı durumlarda ise kişi böyle bir sorun yaşadığının dahi farkında ve bilincinde olmayabilir. Çevrenizde bu sorunu yaşayan kişiler olduğunu düşünüyorsanız öncelikle onlarla konuşmalı, sınırlarınızı aşmadan onların kendilerini tanımalarını sağlamalarına yardımcı olmalısınız. Eğer bu konuda siz ve kendisi kendisine yardımcı olamıyorsa kişinin psikolojik destek alması gerekli olabilir.
Kendinizde de böyle bir sorun varsa ve bunun farkındaysanız ama bunun üzerinden gelemiyorsanız mutlaka psikolojik destek almalısınız. Psikologlar ve psikiyatrlar bu alanlarda da kişilere yardımcı olarak sorunun çözülmesini sağlar. “Böyle bir şey için uzmana gitmeye gerek yok, daha büyük sorunları olan insanlar var, bu da sorun mu” gibi düşüncelere kapılmayın. Biz uzmanların görevi sorun neyse büyük ya da küçük farketmeksizin sizlere destek olmaktır. Gerekli durumlarda kişinin bu problemi için ilaç kullanması gerekebilir. O nedenle uzmana gitmek önemli ve gereklidir. Kısacası konsantrasyon kaybından kurtulmak mümkün bir durumdur. Aynı zamanda meditasyon yaparak da konsantrasyon kaybını önleme noktasında işimize yarayan yöntemlerden sayılabilir.
İnsan vücuduna gerekli olan bazı mineral ve vitaminler vardır. Özellikle omega 3 ve çinko eksikliğinin konsantrasyon kaybına yol açtığı bilinir. Bunlar haricinde ise kişide; magnezyum, çinko, folik asit, B12, selenyum, D3 ve demir eksikliği varsa, kişide konsantrasyon eksikliği oluşmasına sebep olabilir.
B12 ve D3 direkt olarak konsantrasyon ile bağlantılı olan vitaminlerdir. Vücudunuzda hangi mineralin ya da vitaminin eksik olduğunu öğrenmek için detaylı ve düzenli kan testi yaptırmalısınız.
Kan testi sonuçlarını özellikle uzman hekime göstermelisiniz ve neye ihtiyacınız olduğunu ondan öğrenmelisiniz. Böylelikle hangi vitamin takviyesini, ne kadar süreyle kullanmanız gerektiğini öğrenmelisiniz. Doktor onayı olmadan herhangi bir gıda takviyesi kullanılmamalıdır. Bazı vitaminlerin vücutta fazla miktarda bulunması da sağlık açısından tehlikelidir.
Konsantrasyon bozukluğu yaşayan kişilerin, sosyalleşme oranlarını yükseltmeleri onlar için faydalı olabilir. Böylelikle bireyin arkadaşlık ilişkileri gelişir ve karşısında ki kişiyi nasıl dinlemesi gerektiği, dikkatini nasıl o kişiye aktarmalı bunu öğrenmeye başlayabilir. Özellikle yeni birileriyle tanışmak, alışılmışın dışında olmak kişinin dikkatini çeker. Böylelikle o kişiye veya ortama odaklanmaya başlar ve anlattığı şeyleri dikkatlice dinler. Bunun haricinde bireysel ya da grup terapilerine katılmak da konsantrasyon bozukluğuna iyi gelecektir.